Sadeleşmek üzerine / Başlıyorum

Merhaba! Bugün azıcık uzun bir yazıyla sizinleyim. Çayınızı kahvenizi yudumlarken okumanızı tavsiye ediyorum.

Aslında yeni yıldan da önce sadeleşme fikri ile epeyce ilgilenmeye başlamıştım. Odamdaki, banyodaki ve hayatımdaki düzensizlik beni pek sıkar olmuştu ancak bunları düzenlemeye dahi vakit ayıramıyordum.

Yeni yıl başlangıcı ile birlikte planner araştırmaları yaparken kırtasiyeye de hayli merak saldım (ki asında hep meraklıydım) ve etiketler, renkli renkli bantlar, kalemler derken odamdaki karmaşa beşe katlandı.

Sadeleşmek Üzerine / Başlıyorum

Dün odamı şöyle bir seyrettim, zaten kozmetik blogu yazarlığımdan kaynaklı dağınıklığım gözüme gözüme battı. kutulardan taşan rujlar, çekmecelerin kapanmasına müsaade etmeyen paletler, dolaplardan dökülen kağıtlar… Elbiseler… Durmalısın dedim! Yeniden minimalizm üzerine yazılar, bloglar okumaya başladım ve dün gece yeniden Sade Hayatım isimli bloga göz attım. Gezinirken karşılaştığım yazı tam manasıyla karar vermemi sağladı.

Öncelikle yazının büyük ve önemli bir bölümünü alıntılayacağım; (blog sahibinin kendisinin de etkilenip alıntıladığı bir yazı bu 🙂 )

DAĞINIKLIK TIKALI ENERJİDİR

Dağınıklığın karşılığı olan “Clutter” sözcüğü, Ortaçağ İngilizcesindeki donma, pıhtılaşma anlamındaki “clotter” kelimesinden gelmektedir. Arttıkça sizi içine alması, yolunuzu tıkaması da aynı şeye işaret eder.

Dağınıklık arttığı oranda mekana düşük seviyeli enerjiler de çekilmiş olur.

Benzer benzeri çeker, prensibi burada da geçerlidir.

Bunu her insan bilir; Sokakta yürürken birinin bir kenara bir izmarit veya boş bir sigara paketi attığını görürsünüz. Ertesi gün aynı yerden geçerken bir de bakarsınız, izmaritin/paketin yanında daha başka atıklar da birikmiş. Çok geçmeden burada bir çöp tepesi oluşur. Dağınıklık evlerde de aynı şekilde çoğalır. Başta az bir şeyle başlar, derken büyüdükçe büyür, çevresindeki durağan enerji de ona bağlı olarak çoğalır ve yaşamınız üzerindeki durağanlaştırıcı etkisini hissettirir.

İnsan yaşamında yeni bir sayfa açmak istediği zamanlarda, ya da sıkıntı bastığında kendini, evindeki veya odasındaki dağınıklığı toparlarken ya da bazı eşyaların yerlerini değiştirirken bulabilir.

Fakat insanların büyük çoğunluğu dağınıklıklarıyla yaşamaya alışabilmektedirler. Tıkalı enerji son derece yapışkandır ve gerçekten silkelenip bir şeyler yapmak için esaslı bir çaba gerekir.

DAĞINIKLIK NEDİR?

Oxford sözlüğünde “düzensizce birikmiş nesne kalabalığı” olarak tanımlanan dağınıklık, dört sınıfta ele alınıyor:

* Kullanmadığınız ya da sevmediğiniz nesneler

* Dağınık ya da düzensiz eşya

* Çok küçük bir alanda çok fazla eşya

* Tamamlanmadan yarım bırakılmış her şey

KULLANMADIĞINIZ YADA SEVMEDİĞİNİZ NESNELER

İnsan sahip olduğu her şeye görünmeyen kılcal enerji damarlarıyla bağlanır. O eşyaya verilen değer, yüklenen anlam, onun hakkındaki düşünce ve duygular eşya ile insan arasında bir alışveriş meydana getirir. Pozitif anlamda kullanılan, yararlı olan, bir fonksiyon gören veya sevilen nesneler olumlu enerjinin yayılmasında yararlı olabilir. Bunun tersine evdeki kullanılmayan, bozuk, sevilmeyen, kurtulunmak isteyip de atılmayan, başkasına ait olan, bir kenarda unutulan her şey, enerjinin durağanlaşmasına yol açar.

Sizin için bir anlam ifade etmeyen, önemi olmayan, kullanılmayan şeylerden kurtulunduğunda insan kendini bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak da hafiflemiş hissedecektir.

DAĞINIK YA DA DÜZENSİZ EŞYA

Sadece sevilen ve kullanılan eşyaları evde tuttuğumuzu varsayalım, eğer bu eşyalar dağınık duruyorlarsa, mekan dağınık sıfatını korur, aradığımızı bulmamız zorlaşır.

Neyin nerede olduğunu bildiğinizde yaşam kolaylaşır.

Örneğin hepimiz evimizde yatağımızın nerede olduğunu biliriz. İnsanın yatağıyla arasındaki enerji bağı dolaysız ve açıktır. Bir de ev anahtarınızı veya şemsiyenizi veya başka bir şeyi düşünelim. Yeri genellikle tam olarak biliyor muyuz, yoksa zihinsel olarak ortalığı ayağa kaldırdığımız oluyor mu? Ya yanıtlamamız gereken mektup, ya da zarfa koyup atılmayı bekleyen bir mektup? Bazen haftalar sonra gazetelerin arasından elimize geçebilir.

Neyin nerede olduğunu bilmekten kaynaklanan huzur ve açıklık, bu durumlarda stres ve karmaşaya dönüşür.

Cüzdanımız veya çantamız o an için önemli gelen ama birkaç gün sonra işlevini yitiren telefon, adres ve not kağıtlarıyla, gerekli gereksiz broşürlerle dolup taşıverir.

Ya ani bir itilimle otomatik olarak alınan veya toplanan şeyler…

Eve getirir, şimdilik şuraya koyayım da sonra kaldırırım deriz. Ancak koyduğumuz yerde kalır. Kimi zaman aylarca kimi zaman yıllarca kalabilirler. Akla geldikçe veya gördükçe zihnimizin bir köşesinde belli belirsiz bir bıkkınlık yaratırlar.

Burada önerilen elbette abartılı bir titizlik veya düzenlilik hastalığı değildir.

KÜÇÜK BİR ALANDA ÇOK FAZLA EŞYA

Kimi zaman sorun yerden kaynaklanabilir. Aile büyür veya eşyalar çoğalır ama mekan aynı kalır. Dağınıklık zamanla evde nefes almakta güçlük yaratan bir hal alabilir. Çözüm büyük bir yere taşınmak ya da evde ciddi bir ayıklama yapmaktır.

TAMAMLANMADAN BIRAKILMIŞ ŞEYLER

Dağınıklığın bu türünü görmek daha zor, bilmezden gelmek daha kolaydır. Ancak sonuçları birçok alana yayılır. Tamamlanmadan bırakılmış her şey fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal alanda dağınıklık ve tıkanıklık yaratır.

Evinizdeki veya çekmecenizdeki ele alınmamış şeyler, yaşamınızda ele almadan bıraktığımız şeyleri yansıtır ve sürekli olarak enerjimizi çeker. Kırık çekmecenin tamiri, bozuk bir saatin veya aracın onarımı, damlayan musluğun contasının değiştirilmesi gibi ufak tefek tamiratlar bile mekanın enerji akışında önemli roller görür. Ve mantal alanda da ümit ve uyanıklık hallerine ulaşmada yararlı olabilir.

Dikilecek düğmeler, aranması gereken telefonlar, koparılması gereken ilişkiler ve diğer her tür belirsizlik, dönüp yüzleşmediğimiz sürece ilerlememize engel olur. Eğer istenirse insandaki tevil ve savunma mekanizmaları bunları gayet güzel bastırıp kamufle edebilir, ama bunu yapmak için daima enerji tüketir. Bitmeyen her iş yaşam enerjimizden çalar, adeta bir enerji vampiri gibi bizi sömürür.

DAĞINIKLIK BİZİ NASIL ETKİLER?

Çoğu insan dağınıklıktan nasıl etkilendiğini bilmez. Dağınıklığıyla yaşamaktan memnunluk bile duyabilir. Dağınıklığın etkisi ancak ondan kurtulunduğunda duyulacak rahatlama ve huzur ile anlaşılabilir.

DAĞINIKLIK KENDİNİZİ YORGUN VE UYUŞUK HİSSETMENİZE NEDEN OLUR

Çoğu dağınık insan ortalığı toparlamaya hali olmadığını söyler. Kendilerini sürekli yorgun hissederler. Oysa yorgunluğun nedeni dağınıklığın çevresindeki durağanlaşmış enerjidir.

DAĞINIKLIK SİZİ GEÇMİŞE BAĞLI KILAR

Bütün boş alanlarımız dağınıklıkla dolarsa yaşamımıza girecek hiçbir yeniliğe yer kalmaz. Düşüncelerimiz geçmişe takılıp kalır. Bakışlar ileriye bakmaktan çok geriye çevrilir. Sorunlarla yüzleşip daha iyi bir gelecek yaratmak yerine, geçmişi suçlarız.

DAĞINIKLIK BEDENDE DE TIKANIKLIKLARA YOL AÇAR

Dağınıklık aşırı bir hale geldiğinde evinizin enerjisi tıkanır. Aynı şey bedenimiz için de geçerlidir. Dağınık kişilerde kabızlık ve hazım bozuklukları, ciltte donukluk ve bozulmalar gibi rahatsızlıklara daha sık rastlanır.

DAĞINIKLIK KİLONUZU ETKİLER

Yapılan gözlemler, aşırı kilolu insanların genellikle dağınık insanlar olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bir bayanın dediği gibi; Evinizi ıvır zıvırdan arındırdığınızda bedeninizi abur cuburla doldurmak da size artık doğru gelmiyor?

DAĞINIKLIK ERTELEMEYE YOL AÇAR

Dağınıklık içinde yüzüyorsanız, işlerinizi yarına erteleme eğiliminiz olabilir. Dağınıklık enerjinin hareket yeteneğini azaltarak herhangi bir şeye girişmenizi zorlaştırır.

DAĞINIKLIK UYUMSUZLUĞA YOL AÇAR

Dağınıklık aileler, ev ve iş arkadaşları arasındaki tartışmaların nedenlerinden biri olabilir. Eğer siz gırtlağınıza kadar dağınıklığa gömülmüş olarak yaşıyor ya da çalışıyorsanız ama çevrenizdekiler sizin gibi değilse onların yaşama biçimi sizi engellemez ama sizinki onları kuşkusuz engeller.

DAĞINIKLIK YILGINLIK YARATIR

Dağınıklık enerjinizi aşağı çekerek kendinizi yılgın, depresif hissetmenize neden olur.

Depresyon türlerinin çoğu Yüksek Benliğinizin sizi, başka bir şey yapmanızın zamanı gelmiş olduğu için yapageldiğiniz şeye devam etmekten alıkoymasından kaynaklanır.

DAĞINIKLIK BAGAJ FAZLASI YARATIR

Eviniz aşırı dağınıksa, büyük olasılıkla yolculuğa çıkarken de yanınıza çok eşya alıyorsunuzdur. Dağınıklık bağımlıları GEREKİRSE diye peşlerinden sürükledikleri eşya için fazla bagaj ücreti ödemek durumunda kalırlar. Tatilden dönüldüğünde valizlerden bir yığın hiç giyilmemiş temiz ama buruşuk kıyafetler çıkar. İnsan duygusal ve zihinsel açıdan da fazla bagaj taşımaya eğilimlidir.

DAĞINIKLIK FAZLADAN TEMİZLİĞE NEDEN OLUR

Dağınık bir alanı temizlemek iki kat daha fazla zaman alır. Ne kadar dağınıksanız o kadar çok toz ve kir birikir, enerji o kadar durağanlaşır, temizlik yapmak isteği de azalır.

Yaşadığımız evin odalarını tek tek dolaşıp dağınıklık yaratan gereksiz ve kullanılmayan giyecek ve eşyaları gözlemleyip bunların evimizdeki fazlalık ve dağınıklıktaki payını ve işgal ettikleri alanı yüzdeye vurduğunuzda ortaya çıkan sonuç şaşırtıcı olacaktır.”

Yazı bu şekilde uzayıp gidiyor. Ve paylaştığım bölümler üzerime dikilmiş kıyafet gibi bire bir uyuyor bana. Hal böyle olunca “Haydi Özi,artık zamanıdır.” dedim ve başlıyorum!

Aldığım bir takım kararlar var. Onu da bir başka Sadeleşmek Üzerine serisinde kaleme alacağım.

Şimdilik bu kadar.

Dağınıklık sizin de gözünüze batıyor mu?

Veya sadeleşmek üzerine aldığınız kararlarınız var mı?

Varsa neler? Yazarsanız çok sevinirim.

Sevgiler,

Özi

*Görseller farklı sitelerden, yazının bir bölümü ise www.sadehayatim.com’dan alıntıdır.

Sadeleşmek üzerine / Başlıyorum” için 8 yorum

  • 30 Ocak 2017 tarihinde, saat 12:52
    Permalink

    sadeceleşmek üzerine okuduğum en güzel yazıydı…

    Yanıtla
    • 30 Ocak 2017 tarihinde, saat 22:21
      Permalink

      Teşekkür ederim 🙂

      Yanıtla
  • 30 Ocak 2017 tarihinde, saat 14:18
    Permalink

    benim de çok eşyam var her türden çok var ama kitap kozmetik kıyafet ama hepsini de seviyorum bir şekilde sadeleşmek beni üzer gibi hissettiğim için de hiç kalkışmıyorum böyle bir şeye.. daha hazır değilim sanırım 🙂

    Yanıtla
    • 30 Ocak 2017 tarihinde, saat 22:21
      Permalink

      Evde kocaman bir karmaşa olunca insan bıkıyor. Beni de üzer ki zaten çok çok sad bir hayat olmayacak eminim 😀

      Yanıtla
  • 30 Ocak 2017 tarihinde, saat 23:16
    Permalink

    Bir süredir düşüncelerim bu yönde,azaltıyorum gitgide.. Makyaj malzemelerimi,kıyafetlerimi,ayakkabılarımı.. Belki bir gün lazım olur cümlesini çıkardım hayatımdan.. Söz konusu blogu da inceleyeceğim. Çokça sevgiler..

    Yanıtla
    • 12 Şubat 2017 tarihinde, saat 15:41
      Permalink

      O düşünce getirdi zaten beni de bu hallere,”ay çok ucuz”,”ya firma üretimden kaldırırsa” düşüncesi yüzünden bile aldığım yüzlerce ürün var stoklarımda. Bir kereden olmasa da yavaş yavaş düzeleceğimizden eminim 😉

      Yanıtla
    • 12 Şubat 2017 tarihinde, saat 15:38
      Permalink

      Rica ederim,bu tarz türkçe bir blog okuyabildiğimiz için ben teşekkür ederim. Başarılar 🙂

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın